Monday, 16 December 2013

Kuş sesleri

Geçenlerde aklıma düştü; yaşadığım her bir şehrin kendi kokusu, rengi, havası gibi kendine has da bir "kuş sesi" olduğu.

Demeyin "kızım, işin gücün yok da bunları mı düşünüyorsun?" diye.

Öyle değil, bazen dınk diyor ve yazasım geliyor.

Mesela 11. Katta yaşıyor olmama rağmen her sabah kuş sesleri ile uyanıyorum burada. Sabahın köründe bülbülü, serçesi ve daha ismini bilmediğim pek çok kuş sabah senfonisi şeklinde şakıyorlar ve her sabah onların sesini duyduğumda, daha buralara gelmeden "Dubai mi? Iyy o yapay beton şehrinde nasıl yaşıyorsun?" diyenlere içten içe bir selam yolluyorum.

Türkiye de hiç görmediğim kuşları, papağanları buradaki parklarda görmek inanılmaz iyi geliyor. Bakınız mesela şu kuş.. Ne kadar da değişik değil mi? İlk defa burada gördüm.

Creek Parkta denk geldiğim bu kuşun daha net fotografı için çok uğraştım, tüm ihtişamını gösteren tek fotograf maalesef budur.

Evimin balkonunda zaman zaman tünemiş halde bulunan şu kuş da (karga diyesim var ama pek de diyemiyorum hani) kendince sabahki senfoniye eşik ediyor ama esas güzel nağmeleri sağlayanları fotograflamayı başaramadım henüz.



Bir de otopark ve marketler içinde oradan oraya uçuşan mini mini serçeler var ki, alışveriş sırasında seslerini duymak şaka gibi insanın suratına bir gülümseme getiriyor. Onları da elim kolum genelde dolu olduğundan henüz fotograflayamadım.

Bu da JBR plajında volta atan bir başka güzellik

Her şehrin kendine has kuş seslerinden bahsetmişken, İzmit'in güvercinlerinden bahsetmeden olmaz. Her sabah ve aksam ve aslında her daim, apartman içindeki havalandırmaya yuva yapmış olan güvercinler vuuvk vuuvuk diye öterek selamlardı günü, geceyi ve uyumaya çalısanları.

Dubai nin çok sesli kuş senfonisi kadar sevdiğim diğer bir ses ise İstanbul martılarının sesidir. Yıllarca oturduğumuz, yerin iki kat altındaki evde en çok vapur ve martı sesi duyulurdu. Ha bir de pervazları aralık camlardan gelen rüzgar sesi : )

"Martılar çığlık çığlığa" dese de birileri, sesleri  keyiflidir ve İstanbulun müjdecisidir.

Uzaktan göründüklerinden daha büyük olduklarını bir gün apartman içine yanlışlıkla kaçan martiyi merdivenlerde gördüğümde anlmıştım. 
Vapurdaki bir turist martıyı Ipad ile yalalamaya çalışıyor. 

Istanbul'un martıları Dubaide de yanımda : )
Evet bir de Kandıranın kargaları var.. Sağlam bir popülasyonları var. Şu fotografa bakar mısınız?

Aman yanlış anlaşılma olmasın, Siyah & Beyaz değil bu fotograf.. Renkli 
Akşam üstü bir bağırtılar kopuyor ki, aman diyor insan, aman camdan dışarıya kafayı uzatmayayım.

Alfred usta "Kuşlar" Filmini Kandırayı ve bu karga popülasyonunu gördükten sonra çekmeye karar vermiş olmalı.







Post a Comment